Bahçesinden petrol çıkan Azerbaycanlı milyoner - İlginç hayat hikayesi

Bahçesinden petrol çıkan Azerbaycanlı milyoner - İlginç hayat hikayesi

Türk cumhuriyetlerinin devleti olmadığı bir zamanda tek başına bir devlet gibi çalışmış devlet-insan HACI ZEYNALABDİN TAĞIYEV'İN dünyadan gittiği aydır eylül ayı.

Kimdir Hacı Zeynalabdin Tağıyev? 

Sözlere, kelimlere sığamayacak kadar büyük bir hayat yaşamış işadamı. Hayatın dibinden, tam da sıfırdan en yüksek zirvelere ulaşmış, sonunda yine iniş yaşamış, ölümünden 100 yıl geçmesine rağmen "Bu 100 yılda tarih onun gibisini yetiştiremedi” denilecek kadar büyük şahsiyet.

1823 yılında Bakü’de kunduracı ailesinde doğdu. 10 yaşında annesini kaybetti. Aynı yıl babası onu bir inşaat ustasının yanına gönderdi. 12 yaşında Zeynalabdin artık taş ustasıydı. 

Bu dönemde Bakü dünyanın en büyük petrol merkezlerinden biri idi. Dünyanın her yerinden zengin olmak isteyenler veya servetini artırmak isteyenler Bakü’ye akışıyordı. Bir petrol kuyusundan petrol çıkması onun sahibini zengin ediyordu. Fakat son kuruşunu bu kuyulara dökerek kuyudan petrol çıkmadığından dilenci durumuna düşenler de oluyordu.

Zeynalabdin Tağıyev petrol işi ile ilgilenmeye başladı. 1873’de iki kişi ile ortak Bibiheybet’deki yeri kiralıyor ve petrol çıkarmak için kuyu kazmaya başlıyorlar. Günler, aylar geçse de petrol çıkmıyor, masraflar ise giderek artıyordu. Ortaklar yorulup kendi hisselerini de Hacı Zeynalabdin’e satıyorlar sonunda. Hacı Zeynalabdin durmadan kazılara devam ediyor ve sonunda kuyudan petrol çıkıyor. Söylentilere göre Zeynalabdin’in kuyusu Bakü’de en çok petrol fışkıran kuyulardandı.

Kunduracı, işçi Zeynalabdin artık milyoncu Zeynalabdindi. Kısa zamanda tüm Bakü’de herkesin saygı duyduğu birine dönüşmüştü bile. Buralara nereden geldiğini, kim olduğunu unutmamak için eskiden taş yontarken kullandığı aletleri yatak odasının kapısına asıyormuş.

1895’te Bakü’nün merkezinde büyük bir saray inşa ettiriyor. İnşaat 3 sene sürüyor. Tağıyev, Bakü’nün bir Avrupa şehri seviyesine ulaşması için elinden geleni yapıyordu. Avrupa’dan en iyi mimarları davet ediyordu. Avrupa’da gördüğü, beğendiği büyük binaların aynısını Bakü’de yaptırıyordı. Bugün Azerbaycan Tarih Müzesi Tağıyev’in mülkünde yerleşmekte. Bu bina Bakü’deki ilk ticaret pasajı idi.

Tağıyev artık tüm Müslüman aleminde tanınıyordu. Bakü’deki Müslüman, Yahudi, Hristiyan hayırsever cemiyetleri Tağıyev’i başkan olarak seçmişlerdi.

Bakü zenginlerinden Ağabala Kuliyev’le beraber, "Bakü-Batum” petrol kemeri şirketini kurdu. Asrın en büyük inşaatlarından olan bu kemer Bakü’den başlayarak Kür vadisinden geçiyor, Kafkas dağlarının eteklerini ve Suram kalesinin yamacını aşıyor, Reon vadisinden geçerek 800 kilometre mesafede uzanarak Hazar denizi kıyıları ile Kara deniz kıyısını birleştiriyordu. Kemer 10 yıl sonunda 1907’de bitti.

O yalnız petrol zengini değildi. Aynı zamanda değirmen, fabrika sahibi, büyük balık sanayicisi, ticaret ve yük gemilerinin sahibi idi. Tüm Kür çevresi ve Hazar kıyısı balık sanayisi onun elinde idi. 

100 yıldan fazla süre geçti ama Türk-İslam dünyası ikinci böyle bir şahsiyet, böyle bir hayırsever yetiştiremedi.
Kafkaslar’da ilk Dokuma Fabrikası yaptırdı;
Doğu’da ilk Müslüman kız okulunu açtı;
Bakü’de ilk tiyatroyu inşa ettirdi;
Bakü'ye su çektirdi;
Hapishane için bir bina verdi;
Gazetelere destek oldu;
100’den fazla gencin yurt dışında eğitim almasına yardımcı oldu;
Rusya işgalindeki Türk yurtlarında camiiler inşa ettirdi;
Azerbaycan balık ve havyarını dünya pazarına çıkardı;
Bakü zenginlerini birleştirerek Müslüman Hayırseverler cemiyetini kurdu ve bu cemiyet Türkiye'de savaş mağdurlarına tonlarca gıda, kıyafet gönderdi; 
Erzurum'da halkın Rus-Ermeni işgaline direnişini organize etmeye çalıştı;
Osmanlı devletinin Rus işgalindeki bölgelerde yüzlerce yetim çocuğu Bakü'ye getirterek onların eğitim almalarına yardımcı oldu;
Edirne camisinin inşasına 5 bin altın para değerinde yardım etti;
Kazan'da cami inşa ettirdi;
1918’de evleri yanmış İstanbullular için büyük bir bina inşa ederek hediye etti;
Hazar denizinden Karadenize kanal inşa etmek planı kurdu (Sovyetlerin işgali buna engel oldu);
1918'de "Vahşi Divizyon” isimli Müslüman askeri bölüğünün tüm ihtiyaçlarını karşıladı;
Ermeni terörü ve tehdidi, Rusya İmparatorluğu ile mücadele örgütü olan "DİFAİ” örgütünün finansını üstlendi;
Kimya laboratuvarı açtırdı;
Bahçıvanlar için okul yaptırdı ve buraya 18 yaşındaki gençler alınıyordu;
Ermeni terör örgütleri, çeteleri ve Rusya memurlarının Müslüman ahaliye zulmünü önlemek için kurulmuş "DİFAİ” örgütünün finansını üzerine aldı;
Bakü petrolünün tamamen Yahudi, İngiliz ve diğer yabancıların eline geçmelerini engelledi. Ve daha neler, neler...

DEVAMI VAR

Aygün Hasanoğlu
asasmedya.info

X
HABER AKIŞI